ATATÜRK İLKELERİ ve İNKILAP TARİHİ-I FİNAL ÖDEVİ

Published on
Scene 1 (0s)

ATATÜRK İLKELERİ ve İNKILAP TARİHİ-I FİNAL ÖDEVİ

MERVE TUĞBA COŞKUN KONAKLAMA İŞLETMECİLİĞİ-I 21180000013

Scene 2 (16s)

30 EKİM 1918 MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI; Mondros Ateşkes Antlaşması, İtilaf Devletleri ve Osmanlı arasında gerçekleştirilen, Osmanlının savaş yenilgisi sonrasında imzalanan bir tür mutabakattır. Bu antlaşmaya Osmanlı, İtilaf Devletleri için açık bir hale gelmiştir. Bunun yanı sıra antlaşma içerisinde Osmanlı'nın belli bölümlerinin işgal edilmesine dair maddeler bulunur. Ayrıca Osmanlı Devlet'inin yaptığı tüm işgallerin sınırlarından kuvvetlerini çekmesi gerektiği belirtilmiştir. İttifak Devletlerinin savaşı kazanma umudunun yitirilmesi üzerine, İttifak Devletlerine karşı ağır antlaşmalar görülmeye başlanmıştır. Mondros Ateşkes Antlaşması da Osmanlı'ya karşı çok ağır şartlar içeren, Osmanlı'nın bölünüp parçalanmasına yönelik olan mutabakat olarak tarihe geçmiştir. Osmanlı fiilen olmasa bile teorik olarak işgal edilmiş, alınan kararlar İtilaf Devletlerinin eline geçmiştir.

Scene 3 (49s)

31 EKİM 1918; Atatürk’ün -7.0rdu Komutanlığı da üzerinde kalmak üzere- Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığı’na atanması ve Katma’dan Adana’ya gelerek General Liman von Sanders’den komutanlık görevini devralması… 07 KASIM 1918; Yıldırım Orduları Grubu ve 7.0rdu Komutanlıklarının kaldırılması ve Atatürk’ün Ordu Kumandanı sıfatiyle Harbiye Nezareti emrine verilmesi… 10 Kasım 1918; Atatürk’ün Adana’dan trenle İstanbul’a hareketi… 13 Kasım 1918; Atatürk’ün, Adana’dan İstanbul’a gelişi… Aralık 1918: Atatürk’ün,-1914 yılı Mayısında yazdığı- “ Zâbit ve Kumandan İle Hasbihal ” adlı kitabının İstanbul’da yayımlanması

Scene 4 (1m 16s)

30 Nisan 1919; Mustafa Kemal Paşa 9. Ordu müfettişi olarak atandı. Mustafa Kemal Paşa'nın atama kararnamesi 30 Nisan 1919'da Padişah tarafından onaylanmış ve 5 Mayıs'ta da dönemin Resmi gazetesi olan Takvim-i Vekayi'de yayınlanarak yürürlüğe girmişti. Bundan sonra da Mustafa Kemal Paşa, Müfettişlik göreviyle ilgili görev ve yetkilerini belirleyecek olan bir talimatnamenin hazırlanması için Genelkurmay'da bulunan yakın dostlarıyla çalışmalara başladı. Nitekim 9’ncu Ordu Müfettişliği (15 Haziran'dan itibaren 3’ncü Ordu olarak değişecektir) unvanı altında, kullanacağı yetkileri içeren talimatnameyi, Genelkumay İkinci Başkanı Diyarbakır'lı Kâzım Paşa ile birlikte hazırladı. 6 Mayıs 1919 tarihinde Harbiye Nezaretince kendisine verilen bu talimatnameye göre Mustafa Kemal Paşa'nın görevleri sadece askerî görevler değil aynı zamanda da mülkîdir.

Scene 5 (1m 49s)

GÖREVLERİ 1. İşbu müşterek görevler şunlardır: a)  Görev bölgesinde asayişi ve huzuru yeniden sağlamak ve asayişsizliğin sebeplerini belirlemek. Görev bölgesinde, değişik yerlerde bulunan silah ve cephaneleri bir an evvel toplattırmak, bunları münasip depolara yığmak ve koruma altına aldırmak. Görev bölgesi içerisinde, değişik yerlerde bir takım şuraların (kurul-küçük danışma meclisi) kurulduğu, bunların asker topladıkları ve gayri resmi olarak da ordunun bunları koruduğu belirtilerek, bu şuraların faaliyetlerinin önlenmesi ve lağv edilmesini sağlamak, Mustafa Kemal Paşa'nın bu görevleri yapabilmesi için yetki ve görev bölgesi talimatnameye göre şöyle belirlenmişti; 2.  Kendisine doğrudan bağlı askeri birlikler İki Fırka'lı (Tümen) olan üçüncü ve dört fırkalı olan 15 nci Kolordular Müfettişlik emrine verilmiştir 3. Müfettişlik bölgesi a)  Müfettişlik bölgesi, Trabzon, Erzurum, Sivas, Van vilayetleri ile Erzincan ve Canik (Samsun) müstakil sancakları Müfettişlik bölgesine komşu vilayet, sancak ve askeri birlikler a)  Vilayet ve sancaklar: Diyar-ı Bekir, Bitlis, Mamuret'ul aziz, (Elazığ) Ankara, Kastamonu vilayetleri ile Kayseri ve Maraş sancakları b)  Bu vilayetlerde ve sancaklarda bulunan 1 nci , 12 nci , 14 nci , 17 nci ve 20 nci Kolordular, göreviyle ilgili olarak Mustafa Kemal Paşa'nın bütün emir ve taleplerini kabul edecek ve yerine getireceklerdi.

Scene 6 (2m 44s)

27 Aralık 1919; Atatürk’ün Ankara’ya gelişi ve büyük törenle karşılanması. (Atatürk şehre girdikten sonra Vali odasında bir müddet istirahat ederek çay içmişler, daha sonra Kolordu’yu ziyaretle buradan kendisine ve arkadaşlarına tahsis edilen Ziraat Mektebi’ne gelmişlerdir.). Atatürk’ün bütün teşkilâta, Ankara’ya geldiğini ve Heyet-i Temsiliye Merkezi’nin Ankara olduğunu bildiren telgrafı . 12 Ocak 1920; İstanbul’da son “Osmanlı Meclis-i Mebusanı”nın açılması (İstanbul’un işgali üzerine 18 Mart 1920 günü son toplantısını yaparak çalışmalarına ara verme kararı almış, 11 Nisan 1920’de Padişah iradesi feshedilmiştir. ) 28 Ocak 1920; Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nın gizli toplantısında Misak-ı Millî’nin kabulü . 17 Şubat 1920; Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nda Misak-ı Millî’nin yabancı parlamentolara ve basına bildirilme kararı.

Scene 7 (3m 16s)

16 Mart 1920; İtilâf Devletleri tarafından İstanbul’un fiilen işgali.Atatürk’ün İstanbul’un işgali nedeniyle millete beyannamesi: “…. Bugün, İstanbul’u zorla işgal etmek suretiyle Osmanlı Devleti’nin yediyüz senelik hayat ve hâkimiyetine son verildi. Yani bugün Türk milleti, medenî kabiliyetinin , hayat ve istiklâl hakkının ve bütün istikbalinin müdafaasına davet edildi .” 19 Mart 1920; Atatürk’ün Ankara’da bir Meclis toplanması yolunda acele seçim yapılması için vilâyetlere, livalara ve kolordu komutanlarına genelgesi: “Ankara’da fevkalâde yetkiye malik bir Meclis, millet işlerini yönetmek ve denetlemek üzere toplanacaktır .” 10 Nisan 1920; Şeyhülislâm Dürrizade Abdullah’ın Anadolu’daki millî kuvvetleri kâfir ilân eden ve katlinin gerekli olacağını (!) bildiren fetvası . 16 Nisan 1920; Ankara Müftüsü Rıfat Efendi’nin, Şeyhülislâm Dürrizade Abdullah’ın fetvasının dinen geçerli olamayacağını ilân eden fetvası.

Scene 8 (3m 53s)

23 NİSAN 1923; YIL : 1920… Birinci Dünya Savaşı'ndan yeni çıkmış bir millet, özgürlük ve bağımsızlık için daha büyük bir mücadeleye, Kurtuluş Savaşı'na başladı. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, yurt savunmasına göğsünü siper etti. Ancak bağımsızlık ve millet egemenliği için atılması gereken çok önemli bir adım vardı. Milletin temsilcilerinden oluşan Meclis'in açılması… Ve o Meclis, Ankara'da toplanacaktı. Açılış tarihi ise 23 Nisan 1920 olarak açıklandı. 23 Nisan 1920 günü bir milletin kaderi değişti. Meclis açıldı, ulusun egemenliği ilan edildi. Atatürk , bu anlamlı günü çocuklara armağan etti. Bayram coşkusu hiç eksilmedi

TURKIYE BUYUK MILLET MECLISI

u,

Scene 9 (4m 25s)

5 Ağustos 1921 ; İkinci İnönü Savaşı sonrasında Türk ordusu, bazı eksiklerin giderilmesine rağmen istenilen güce henüz ulaşamamıştı. Yunan ordusu hem asker sayısı hem de silah yönünden üstün bir durumdaydı. 10 Temmuz 1921’de başlayan Yunan saldırısı sonucunda, 13 Temmuz’da Afyon, 17 Temmuz’da Kütahya, 19 Temmuz’da Eskişehir Yunanlıların eline geçti. Türk ordusunun 21 Temmuz’da yapmış olduğu taarruz başarılı olamayınca, Mustafa Kemal Paşa’nın emriyle Türk ordusu, hem güvenliğini sağlamak hem de savaşa hazırlanabilmek için Sakarya Irmağının doğusuna çekildi. Yunanlıların ilerlemesi ve Türk ordusunun Sakarya’nın doğusuna çekilmesi halk arasında ve  Meclis’te karamsarlığa neden oldu. Artık savaşın kazanılamayacağı söylentileri yayılmaya başladı.  Meclis’te, “Millet nereye gidiyor?”, “Ordu ne yapıyor?” sözleriyle sert tartışmalar yaşandı. Bazı milletvekilleri, Mustafa Kemal Paşa’nın ordunun başına geçmesi gerektiğini ifade etmeye başladılar. Bu kişiler, iki grupta toplanıyordu. Bunların bir kısmı Mustafa Kemal Paşa’ya güvenirken, diğer bir kısmı da güvenmiyor ve kaybedilecek savaşın sorumluluğunu ona yüklemek istiyorlardı. Mustafa Kemal Paşa, ordunun başına geçmek için TBMM’nin bütün yetkilerinin üç ay için kendisine devredilmesini istedi. Mustafa Kemal’in bu yetkileri istemesindeki amacı, o günün koşullarında çabuk karar almak ve alınan kararı anında uygulayabilmekti. TBMM, 5 Ağustos 1921’de Mustafa Kemal Paşa’yı “Türk Orduları Başkomutanı” olarak atadı. Böylece Mustafa Kemal Paşa 3 ay süreliğine Meclis’in tüm yetkilerine sahip oldu.

Scene 10 (5m 25s)

=>=>=>Başkomutan seçilen Mustafa Kemal Paşa, orduyu güçlendirmek için tüm halkı fedakarlığa çağırdı. Bu amaçla 7-8 Ağustos 1921’de Tekâlif-i Millîye Emirlerini (Milli Emirler, Yükümlülükler) çıkardı. 5 Ağustos 1921 günü Başkomutanlık görevini üstlenen Mustafa Kemal Paşa: “Savunma hattı yoktur, savunma sathı vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz”emriyle Sakarya Meydan Muharebesini başlattı. "Sakarya Meydan Muharebesi", 22 gün 22 gece devam ederek 13 Eylül 1921 günü, düşmanın Sakarya Nehri'nin doğusunda tamamen yok edilmesiyle sonuçlanmıştı. Bu büyük başarı üzerine 19 Eylül 1921 günü Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'ya Mareşal rütbesi ve ‘Gazi’ unvanı verildi. Bu yetkiyle Büyük Taarruz'da ordunun başına geçen Mustafa Kemal Paşa, Kurtuluş Savaşı'nda zaferin kazanılmasında çok büyük payı oldu. Mustafa Kemal bu görevi 29 Ekim 1923'te cumhurbaşkanı seçilinceye kadar sürdürdü .<=<=<=

Scene 11 (6m 6s)

23 Ağustos 1921; (Sakarya Meydan Muharebesi); . Ağustos 1921'de başlayan ve Kurtuluş Savaşı'nın dönüm noktalarından olan savaş, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ile kahraman askerlerinin Yunanlılara karşı büyük mücadelesi sonucu zaferle noktalanmıştır . Sakarya Savaşı 22 gün 22 gece sürmüş 23 Ağustos 1921 tarihinde başlamış ve 13 Eylül 1921 tarihinde sona ermiştir . S akarya Meydan Muharebesi ile milletimizin 1683'te Viyana kapılarından başlayarak Anadolu'ya doğru 238 yıllık gerileyişi son bulmuştur. Zafer kazanan Türk Ordusu ve Milli Mücadele Hükümeti'ne yurtta ve Dünya'da gösterilen saygı artmıştır. Kazanılan zaferin ordumuza verdiği moral ve yapılan hazırlıklar sayesinde 26 Ağustos 1922'de Başkomutanlık Meydan Muharebesi zaferi ile Anadolu düşman işgalinden kurtarılmıştır . Mustafa Kemal Atatürk ünlü “Hattı Müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. Bu satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaş kanıyla sulanmadıkça vatan terk olunamaz.” sözünü bu savaşa atfen TBMM'de söylemiştir . Muharebenin ardından Miralay Fahrettin Bey, Miralay Kâzım Bey, Miralay Selahattin Adil Bey ve Miralay Rüştü Bey, Mirliva rütbesine terfi etti ve Paşa oldu. Mustafa Kemal Paşa, TBMM tarafından Müşir rütbesine terfi ettirildi ve Gazi unvanı verildi.